adjective

tired

yorgun, bıkkın

I feel very tired today.

Bugün çok yorgun hissediyorum.

I'm tired of hearing the same excuses.

Aynı bahaneleri duymaktan bıktım.

((to be)) tired yorgun olmak I am very tired.

((to be)) tired of (sth./-ing) (bir şeyden) bıkmak She is tired of his complaints.

Eş anlamlılar: weary, exhausted; Zıt anlamlılar: energetic, rested

Eski İngilizce'de 'başarısız olmak, durmak' anlamına gelen 'tiorian' kelimesinden gelir ve enerjinin tükendiği bir durumu ifade eder.

Patlamış ve daha fazla yuvarlanamayacak kadar 'yorgun' düşmüş bir araba lastiği (tyre) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.