adverb

together

birlikte, beraber

Let's go to the park together.

Hadi birlikte parka gidelim.

We work well together.

Birlikte iyi çalışıyoruz.

Mix the ingredients together.

Malzemeleri birlikte karıştırın.

((fiil)) together birlikte ((yapmak)) They live together.

((fiil)) ((sth.)) together ((bir şeyi)) birlikte ((yapmak)) She stuck the pieces together.

Synonyms: jointly, collectively; Antonyms: separately, alone

Eski İngilizce'de 'bir toplantıya doğru' anlamına gelen 'tōgædere' kelimesinden gelir. 'to' + 'gather' gibidir.

Bunu 'to-gather' (toplanmak için) olarak düşünün. İnsanlar bir yerde toplanmak için bir araya gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.