adjective

tolerant

hoşgörülü, toleranslı, dayanıklı

He is a very tolerant person.

O çok hoşgörülü bir insandır.

The plant is tolerant of frost.

Bitki dona karşı dayanıklıdır.

((of/towards sb./sth.)) (-e karşı) hoşgörülü She is tolerant of other people's beliefs.

Eş anlamlılar: open-minded, forbearing; Zıt anlamlılar: intolerant, prejudiced

Latince 'tolerare' (katlanmak, dayanmak) fiilinin sıfat-fiil hali olan 'tolerans' kelimesinden gelir.

'Hoşgörülü' (tolerant) bir kişi birçok şeye 'tahammül edebilir' (tolerate). '-ant' eki genellikle bir sıfat belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.