noun

tool

alet, araç, vasıta

A hammer is a basic tool.

Çekiç temel bir alettir.

Language is a tool for communication.

Dil, iletişim için bir araçtır.

He was just a tool in their plan.

Onların planında sadece bir piyondu.

((-ing/sth. için)) bir alet A dictionary is a useful tool for learning.

Eş anlamlılar: implement, device, instrument, utensil

Eski İngilizce'de 'alet, edevat' anlamına gelen 'tōl' kelimesinden gelir.

Bir şeyi tamir etmek veya inşa etmek için kullandığınız eşyalarla dolu bir 'alet çantası' (toolbox) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.