adjective

torn

yırtık, parçalanmış, kararsız

He had a torn shirt.

Yırtık bir gömleği vardı.

She was torn between love and duty.

Aşk ve görev arasında kalmıştı.

((adjective)) yırtılarak hasar görmüş He had a torn ticket.

((adjective)) ((between sth. and sth.)) iki seçenek arasında karar veremeyen She was torn between her career and her family.

Eş anlamlılar: ripped, split, divided; Zıt anlamlılar: whole, mended, decided

'Yırtmak' anlamına gelen 'to tear' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski İngilizce 'teran'dan gelir.

İkiye yırtılmış bir kağıt parçası hayal edin, tıpkı bir insanın iki seçenek arasında 'kararsız kalması' (torn) gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.