verb

torture

işkence etmek, eziyet etmek

They tortured him for information.

Bilgi almak için ona işkence ettiler.

He was tortured by feelings of guilt.

Suçluluk duygusuyla eziyet çekiyordu.

((birine)) (birine) işkence etmek They tortured him for information.

((birini)) ((bir şeyle)) (birine) (bir şeyle) eziyet etmek He was tortured by feelings of guilt.

Eş anlamlılar: torment, afflict, persecute; Zıt anlamlılar: comfort, soothe, relieve

Latince 'torquere' (bükmek, kıvırmak) kelimesinden gelir. Birinin vücudunu veya zihnini acı çektirmek için 'bükme' eylemi.

'torture' kelimesini 'twist' (bükmek) ile bağdaştırın. İşkence etmek, birini fiziksel veya zihinsel olarak bükmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.