adjective

touching

dokunaklı, etkileyici

It was a touching story of reunion.

Dokunaklı bir yeniden birleşme hikayesiydi.

Her farewell speech was very touching.

Veda konuşması çok dokunaklıydı.

a touching ((isim)) dokunaklı bir (isim) It was a touching story of reunion.

Eş anlamlılar: moving, poignant, heartwarming; Zıt anlamlılar: unaffecting, dull

'touch' fiilinin sıfat olarak kullanılan '-ing' halidir.

'Dokunaklı' (touching) bir hikaye, duygularınıza 'dokunan' (touches) bir hikayedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.