preposition

toward

-e doğru, karşı, yönelik

He walked toward the sea.

Denize doğru yürüdü.

Her feelings toward him changed.

Ona karşı hisleri değişti.

They saved money toward a new car.

Yeni bir araba için para biriktirdiler.

toward ((bir şey/biri)) (bir şeye/birine) doğru Denize doğru yürüdü.

towards, -e doğru, için

Eski İngilizce 'tō' (yönelme eki) + '-weard' (yön belirten bir ek) kelimelerinden oluşan 'tōweard'dan gelir.

'to' (-e) + 'ward' (doğru) olarak düşünün. 's' takısı olmayan bu form Amerikan İngilizcesinde daha yaygındır. İngiliz İngilizcesi 'towards' kelimesini tercih eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.