preposition

towards

-e doğru, karşı, yönelik

She walked towards the station.

İstasyona doğru yürüdü.

His attitude towards work is positive.

İşe karşı tutumu olumlu.

This is a step towards a better future.

Bu, daha iyi bir geleceğe doğru bir adım.

towards ((bir şey/biri)) (bir şeye/birine) doğru İstasyona doğru yürüdü.

toward, -e doğru, için

Eski İngilizce 'tō' (yönelme eki) + '-weard' (yön) + '-es' (zarf eki) kelimelerinden oluşan 'tōweardes'den gelir.

Bu, İngiliz İngilizcesindeki standart formdur. Sondaki 's' takısı İngiliz İngilizcesinde yön bildiren kelimelerde yaygındır (ör. 'backwards').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.