noun

toy

oyuncak

The child played with a toy car.

Çocuk oyuncak bir arabayla oynadı.

She keeps her toys in a big box.

Oyuncaklarını büyük bir kutuda saklıyor.

((a/an)) toy bir çocuk için oyuncak. My son wants a new toy for his birthday.

Eş anlamlılar: plaything, game; Zıt anlamlılar: work, tool

Orta İngilizce'de 'eğlence, şaka' anlamına gelen 'toye' kelimesinden gelir, kökeni belirsizdir.

'Oyuncak Hikayesi' (Toy Story) filmini düşünmek bu kelimeyi hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.