verb

trace

izini sürmek, takip etmek, kopyasını çıkarmak

Police are trying to trace the call.

Polis aramayı takip etmeye çalışıyor.

She traced the map for her project.

Projesi için haritanın kopyasını çıkardı.

((sth.)) soruşturma yoluyla (bir şeyi) bulmak veya keşfetmek. The police traced the thief to his home.

((sth.)) ((back to sth.)) (bir şeyin) kökenini bulmak. She traced her family history back to the 16th century.

((sth.)) (bir çizimi, haritayı vb.) üzerinden çizerek kopyalamak. He traced the outline of the house.

Eş anlamlılar: follow, track, pursue (izini sürmek); copy, sketch (kopyasını çıkarmak)

Eski Fransızca 'tracier', Latince 'çekmek, çizmek' anlamına gelen 'trahere' kelimesinden gelir.

Bir yeri bulmak için haritada bir çizginin izini sürdüğünüzü veya kopyalamak için bir çizimin üzerinden geçtiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.