noun

tradeoff

takas, ödünleşme, uzlaşma

There is a tradeoff between speed and accuracy.

Hız ve doğruluk arasında bir denge vardır.

We had to make a tradeoff to get the project done.

Projeyi bitirmek için bir uzlaşma yapmak zorunda kaldık.

((bir şey)) ile ((bir şey)) arasında bir denge ((a)) tradeoff ((between sth. and sth.)) Hız ve doğruluk arasında bir denge vardır.

Synonyms: uzlaşma, denge, takas

'trade' (takas etmek) ve 'off' (bırakmak) kelimelerinden. Bir şeyi başka bir şey karşılığında bırakmak.

Bir faydayı 'bırakıp' (off) başka bir fayda elde etmek için 'takas' (trade) yaptığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.