noun

train

tren

We took the train to London.

Londra'ya trenle gittik.

The train is arriving at platform two.

Tren ikinci perona geliyor.

((bir)) tren vagonlara bağlı bir demiryolu motoru. We took the train to London.

((trenle)) bir ulaşım yöntemi. I prefer to travel by train.

Synonyms: demiryolu, lokomotif

Eski Fransızca 'trainer' (çekmek, sürüklemek) kelimesinden gelir. Çekilen vagon dizisini ifade eder.

Raylar boyunca çekilen veya 'eğitilen' uzun bir vagon dizisi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.