noun

trainer

antrenör, eğitmen, spor ayakkabısı

My personal trainer helps me at the gym.

Kişisel antrenörüm spor salonunda bana yardımcı oluyor.

I lost one trainer at the park.

Parkta spor ayakkabımın tekini kaybettim.

a personal trainer sizi bireysel olarak çalıştıran kişi My personal trainer is very strict.

Eş anlamlılar: coach, eğitmen (kişi); spor ayakkabısı, sneaker (ayakkabı)

'to train' (eğitmek) fiiline, bir eylemi gerçekleştiren kişiyi veya şeyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir 'train-er', sizi 'eğiten' (train) bir kişidir veya 'eğitim' (train-ing) için giydiğiniz bir ayakkabıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.