verb

tranquillise

sakinleştirmek, yatıştırmak

The vet had to tranquillise the injured deer.

Veteriner yaralı geyiği sakinleştirmek zorunda kaldı.

He took a pill to tranquillise his nerves.

Sinirlerini yatıştırmak için bir hap aldı.

((birini/bir şeyi)) tranquillise etmek (birini/bir şeyi) sakinleştirmek The drug is used to tranquillise patients.

Eş anlamlılar: sedate, calm, pacify; Zıt anlamlılar: agitate, excite, stimulate

'tranquil' kelimesine fiil yapan '-ise' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Birini veya bir şeyi sakinleştirmek. '-ise' eki genellikle 'yapmak, etmek' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.