verb

transcend

aşmak, üstün olmak, ötesine geçmek

His art transcends cultural boundaries.

Onun sanatı kültürel sınırları aşıyor.

She hopes to transcend her own limitations.

Kendi sınırlarını aşmayı umuyor.

((bir şeyi)) aşmak (bir şeyin) menzilinin veya sınırlarının ötesine geçmek Onun sanatı kültürel sınırları aşıyor.

Eş anlamlılar: surpass (aşmak), exceed (geçmek), go beyond (ötesine geçmek), rise above (üstesinden gelmek)

Latince 'trans-' (ötesine, aşırı) + 'scandere' (tırmanmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ötesine tırmanmak'.

Diğer tarafta ne olduğunu görmek için bir dağın 'trans' (ötesine) 'scandere' (tırmandığınızı) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.