verb

transgress

ihlal etmek, çiğnemek, aşmak

He transgressed the company's code of conduct.

Şirketin davranış kurallarını ihlal etti.

The film transgresses the boundaries of good taste.

Film, görgü sınırlarını aşıyor.

((bir şeyi)) (bir yasayı, kuralı, sınırı) ihlal etmek Yasayı ihlal etti.

Synonyms: violate, infringe, break; Antonyms: obey, comply

Latince 'trans-' (karşısına, ötesine) ve 'gradi' (adım atmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir sınırın 'karşısına geçmek'.

Geçmemeniz gereken bir çizginin 'karşısına geçmeyi' (trans-) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.