noun

traveller

yolcu, gezgin

He is a frequent traveller for business.

İş için sık seyahat eden biridir.

The campsite is for travellers with caravans.

Kamp alanı karavanlı gezginler içindir.

((bir yere)) giden yolcu bir yere seyahat eden kişi She was a traveller to many distant lands.

Synonyms: tourist, voyager, explorer, nomad

'travel' (seyahat etmek) fiilinden ve eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinden gelir.

'travel' (seyahat) eden kişi olduğunu düşünün; '-er' eki kişiyi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.