adjective

tremendous

muazzam, olağanüstü, harika

He has a tremendous amount of energy.

Muazzam miktarda enerjisi var.

She is a tremendous singer.

O harika bir şarkıcı.

tremendous ((isim)) muazzam (isim) Yapacak muazzam miktarda işi var.

a tremendous ((isim)) harika bir (isim) Harika bir performans sergiledi.

Eş anlamlılar: huge, enormous, fantastic; Zıt anlamlılar: tiny, small

Latince 'tremendus' (titrenmesi gereken) kelimesinden, 'tremere' (titremek) kökünden gelir. Başlangıçta 'korkunç' anlamına geliyordu.

Sizi 'titreten' (tremble) kadar büyük veya iyi bir şey hayal edin - işte bu 'tremendous'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.