noun

trial

duruşma, deneme, deneme süresi, sınav

The murder trial lasted for six weeks.

Cinayet davası altı hafta sürdü.

They are conducting a clinical trial of the new drug.

Yeni ilacın klinik denemesini yapıyorlar.

You can have the software on a 30-day free trial.

Yazılımı 30 günlük ücretsiz deneme sürümüyle alabilirsiniz.

The journey was a real trial of endurance.

Yolculuk gerçek bir dayanıklılık sınavıydı.

((on trial)) yargılanmak Adam soygun suçundan yargılanıyordu.

((a trial for sth.)) (bir şey için) deneme Yeni aşı için yapılan deneme başarılı oldu.

Eş anlamlılar: test, experiment, case, ordeal; Zıt anlamlılar: yok

Eski Fransızca 'trier' (denemek, ayıklamak) kelimesinden gelir. Bir şeyi deneme eylemini ifade eder.

'Try all' (hepsini dene) gibi düşünün. Bir davada veya deneyde tüm olasılıkları 'denersiniz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.