noun

trip

gezi, seyahat, yolculuk

We went on a day trip to the coast.

Sahile günübirlik bir geziye gittik.

How was your trip to London?

Londra gezin nasıldı?

He took a business trip to Japan.

Japonya'ya bir iş gezisine gitti.

a trip ((to a place)) (bir yere) gezi We went on a day trip to the coast.

((to go on/take)) a trip geziye çıkmak/yapmak He took a business trip to Japan.

Eş anlamlılar: journey, excursion, voyage

Eski Fransızca 'triper' (dans etmek, hafifçe basmak) kelimesinden gelir. Başlangıçta kısa bir adım veya hareket anlamına geliyordu.

'Trip' genellikle 'journey'den daha kısa bir seyahattir. Ayrıca bir şeye 'takılıp düşmek' (to trip) de kısa ve ani bir düşüştür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.