verb

trot

tırıs gitmek, tırıs

The horse trotted around the field.

At tarlanın etrafında tırıs gitti.

He trotted down the street.

Caddeden aşağı tırıs gitti.

The horse slowed to a trot.

At yavaşlayarak tırısa geçti.

((özne)) tırıs gitmek. The horse trotted around the field.

a trot belirli bir tempo. The horse slowed to a trot.

Fiil Eş Anlamlıları: jog, seğirtmek; İsim Eş Anlamlıları: jog, hafif dörtnal

Eski Fransızca 'troter' kelimesinden. Yürüme ile koşma arasında bir hızı ifade eder.

'Trot-trot-trot' sesinin, bu hızda bir atın toynak sesini taklit ettiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.