noun

troubleshooter

sorun giderici, uzman, problem çözücü

We need a troubleshooter for this IT issue.

Bu BT sorunu için bir sorun gidericiye ihtiyacımız var.

She has a reputation as a great troubleshooter.

Harika bir sorun giderici olarak ün yapmıştır.

((bir)) troubleshooter bir sorun giderici O, şirketin en iyi sorun gidericisidir.

Eş anlamlılar: sorun giderici, uzman, problem çözücü

'trouble' (sorun) ve 'shooter' (atıcı) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla sorunu 'vuran' kişi.

Özel bir silahla sorunları 'vuran' bir kahraman hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.