verb

try

denemek, çabalamak, gayret etmek

I will try to come early.

Erken gelmeye çalışacağım.

You should try the new soup.

Yeni çorbayı denemelisin.

He is trying his best.

Elinden gelenin en iyisini yapıyor.

((to-inf)) (bir şeyi) yapmaya çalışmak I will try to finish it.

((sth.)) (bir şeyi) denemek Have you tried the new coffee?

Synonyms: attempt, endeavor, test, sample

Eski Fransızca 'elekten geçirmek, ayıklamak' anlamına gelen 'trier' kelimesinden gelir.

Bir şeyi 'denemek' (try), onu test etmektir. Bir yemeğin tadına bakmayı veya bir kıyafeti denemeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.