adjective

trying

yorucu, zorlu, sinir bozucu

It has been a very trying day.

Çok yorucu bir gün oldu.

He can be a trying person.

O, sinir bozucu bir insan olabiliyor.

a trying (isim) yorucu bir (isim) It was a trying experience.

(biri/bir şey) is trying (biri/bir şey) yorucu This child is very trying.

Synonyms: difficult, tough, annoying; Antonyms: easy, pleasant

'Sabrını test etmek' anlamında 'try' fiilinin şimdiki zaman ortacından gelir.

Sabrınızı 'deneyen' (tries) bir durum veya kişi 'yorucudur' (trying).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.