turmoil
Çeviri
kargaşa, karışıklık, çalkantı
Örnekler
The country was in political turmoil.
Ülke siyasi bir kargaşa içindeydi.
She was in a state of emotional turmoil.
Duygusal bir çalkantı içindeydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((kargaşa içinde)) büyük bir rahatsızlık veya karışıklık durumunda The country was in political turmoil.
((duygusal çalkantı)) kişinin zihnindeki büyük bir karışıklık durumu She was in a state of emotional turmoil.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Kökeni belirsizdir, ancak 'turn' (dönmek) ve 'moil' (çok çalışmak, çalkalanmak) ile ilgili olabilir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin şiddetle 'döndüğünü' (turning) ve 'çalkalandığını' (moiling), bir kaos durumu yarattığını hayal edin.