verb

turn

dönmek, çevirmek, olmak, yönelmek

Turn left at the traffic lights.

Trafik ışıklarından sola dönün.

He turned the key in the lock.

Kilidin içinde anahtarı çevirdi.

The weather turned cold.

Hava soğudu.

She turned to look at me.

Bana bakmak için döndü.

((zarf/edat öbeği)) bir yönde hareket etmek Turn left at the lights.

((sth.)) ((zarf/edat öbeği)) bir şeyi hareket ettirmek He turned the key in the lock.

((sıfat)) olmak, haline gelmek The weather turned cold.

((to-inf)) vücudunu hareket ettirmek She turned to look at me.

Eş anlamlılar: rotate, spin, twist, change; Zıt anlamlılar: stay, continue

Eski İngilizce 'tyrnan' kelimesinden, Latince 'tornare' (tornada döndürmek) kelimesinden gelir.

Bir kitabın sayfasını çevirdiğinizi (turn) veya bir köşeyi döndüğünüzü (turn) hayal edin. Eylem, pozisyon veya yön değişikliği içerir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.