turned
Çeviri
burkulmuş, tornalanmış, kıvrık
Örnekler
I can't walk on my turned ankle.
Burkulmuş bileğimle yürüyemiyorum.
The chair has finely turned legs.
Sandalyenin ince tornalanmış bacakları var.
Dilbilgisi Kalıpları
turned ((noun)) bükülmüş veya şekil verilmiş bir ismi tanımlar I can't walk on my turned ankle.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: twisted, sprained, shaped, crafted
Etimoloji
'turn' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı.
Hafıza İpuçları
Fiziksel olarak 'döndürülmüş' bir şeyi düşünün - ya kaza sonucu 'burkulmuş' bir ayak bileği ya da bir zanaatkar tarafından 'tornalanmış' ahşap.