noun

turns

sıralar, dönüşler, virajlar, fırsatlar

We take turns to wash the dishes.

Bulaşıkları sırayla yıkıyoruz.

The road has many sharp turns.

Yolun çok sayıda keskin virajı var.

sırayla yapmak ((fiil)) bir şeyi dönüşümlü olarak yapmak We take turns to drive.

sırayla birbiri ardına They spoke in turns.

Eş anlamlılar: rotations, shifts, opportunities, bends

Eski İngilizce'deki 'tyrnan' (dönmek) kelimesinden, o da Latince'deki 'tornare' (tornada döndürmek) kelimesinden gelir. 's' çoğul eki.

İnsanların bir sırada durduğunu ve her birinin 'sırasının' birbiri ardına geldiğini hayal edin. Sıra 'dönüyor'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.