noun

twilight

alacakaranlık, şafak, gerileme dönemi

We walked home in the twilight.

Alacakaranlıkta eve yürüdük.

He was in the twilight of his career.

Kariyerinin son demlerindeydi.

((in the twilight)) alacakaranlıkta Alacakaranlıkta eve yürüdük.

((in the twilight of sth.)) bir şeyin son demlerinde Kariyerinin son demlerindeydi.

Eş anlamlılar: dusk, sundown; Zıt anlamlılar: dawn, sunrise

Eski İngilizce'de 'iki' anlamına gelen 'twī-' ve 'ışık' anlamına gelen 'lēoht' kelimelerinden türemiştir; 'yarı ışık' veya gündüz ile gece arasındaki ışık demektir.

'twi' kısmını 'two' (iki) olarak düşünün. Güneş ve ayın 'iki ışığının' karıştığı zamandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.