adjective

twisted

bükülmüş, çarpık, sapık

The car was a mass of twisted metal.

Araba bükülmüş bir metal yığınıydı.

He has a twisted sense of humour.

Onun sapık bir mizah anlayışı var.

twisted + ((isim)) bükülmüş/çarpık ~ The tree had twisted branches.

Synonyms: contorted, warped, perverse; Antonyms: straight, normal

'twist' (bükmek, çevirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir.

Bükülmüş bir simit veya çarpık bir gülümsemesi olan bir karakter hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.