verb

waited

beklemek

I waited for an hour.

Bir saat bekledim.

She waited to see what would happen.

Ne olacağını görmek için bekledi.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) beklemek. Otobüsü bekledim.

((to-inf)) (bir şey yapmayı) beklemek. Haberleri duymayı bekledik.

Eş anlamlılar: kalmak, durmak; Zıt anlamlılar: ayrılmak, gitmek

Eski Kuzey Fransızcası 'waitier' (izlemek) kelimesinden, 'uyanık kalmak' ile ilgili bir Cermen kökenden gelmektedir.

Birini beklerken zamanın geçmesini izlediğinizi hayal edin. 'Beklemek' budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.