noun

waiting

bekleme, bekleyiş

I'm tired of all this waiting.

Bütün bu bekleyişten yoruldum.

The waiting is the hardest part.

Beklemek en zor kısmı.

((noun)) olduğun yerde kalma veya eylemi geciktirme eylemi. Sırada beklemeyi sevmem.

Eş anlamlılar: gecikme, duraklama, ara; Zıt anlamlılar: eylem, ilerleme

'to wait' fiilinin ulaç hali, 'bekleme eylemi' anlamına gelen bir isim olarak kullanılır.

'Bekleme odasını' (waiting room) düşünün - 'bekleme' eylemine adanmış bir oda.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.