noun

walker

yürüyüşçü, yürüteç

He is a keen walker.

O hevesli bir yürüyüşçüdür.

My grandmother uses a walker.

Büyükannem yürüteç kullanıyor.

hevesli bir yürüyüşçü O hevesli bir yürüyüşçüdür.

yürüteç kullanmak Büyükannem yürüteç kullanıyor.

Eş anlamlılar: pedestrian, hiker (kişi için); walking frame (yardımcı alet için)

'walk' fiilinden + bir eylemi yapan kişi veya şeyi belirten '-er' ekinden türemiştir.

Yürüyen (walkS) kişi bir yürüyüşçüdür (walkER). '-er' eki, 'teach' -> 'teacher' gibi bir eylemi gerçekleştiren insanlar veya nesneler için yaygındır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.