noun

walnut

ceviz, ceviz ağacı

I like to eat walnuts in my salad.

Salatamda ceviz yemeyi severim.

The table is made of solid walnut.

Masa masif cevizden yapılmıştır.

((a/the/some)) walnut(s) (birkaç) ceviz She added some walnuts to the salad.

((made of)) walnut ceviz(den yapılmış) The furniture is made of solid walnut.

Eş anlamlılar: (yemiş türleri) almond (badem), pecan (pekan cevizi), hazelnut (fındık).

Eski İngilizce 'wealhhnutu' kelimesinden, kelimenin tam anlamıyla 'yabancı yemiş', çünkü Galya ve İtalya'dan getirilmiştir.

'Yemişin' (nut) etrafındaki kabuktan bir 'duvar' (wall) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.