verb

warned

uyardı, uyarıldı

I warned you not to go there.

Oraya gitmemen konusunda seni uyardım.

He had been warned about the risks.

Riskler konusunda uyarılmıştı.

((birini)) ((bir şey hakkında)) (birini) (bir şey hakkında) uyardı Bizi fırtına hakkında uyardılar.

((birine)) ((...diye)) (birine) (...diye) uyardı Onu geç kalacağı konusunda uyardım.

Eş anlamlılar: cautioned, advised, alerted

'warn' fiilinin geçmiş zaman ve ortaç halidir. Eski İngilizce 'warnian' kelimesinden gelir.

Bu, 'warn' kelimesinin geçmiş zaman halidir. Zaten olmuş bir eylemi düşünün: 'Uyarı yapıldı.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.