noun

warning

uyarı, ikaz, tembih

He gave me a warning about the dog.

Köpek hakkında bana bir uyarıda bulundu.

The sign is a warning to drivers.

Tabela sürücüler için bir uyarıdır.

Let this be a warning to you.

Bu sana bir uyarı olsun.

a warning ((about sth./sb.)) (...hakkında) bir uyarı He gave me a warning about the dog.

a warning ((to sb.)) (...-e) bir uyarı The sign is a warning to drivers.

a warning ((that...)) (...diye) bir uyarı We received a warning that the storm was coming.

Synonyms: caution, alert, notice, ikaz

'to warn' (uyarmak) fiilinden ve isim yapan '-ing' ekinden gelir.

Ünlem işareti olan bir uyarı levhası hayal edin. Bu görsel, potansiyel tehlike anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.