noun

waves

dalgalar

The waves were high at the beach.

Sahilde dalgalar yüksekti.

She has natural waves in her hair.

Saçında doğal dalgalar var.

He greeted us with a few waves of his hand.

Bizi birkaç el sallayarak selamladı.

((belirli)) dalgalar denizde hareket eden su çizgileri The waves were high at the beach.

((birinin)) saçındaki dalgalar hafif kıvırcık saç She has natural waves in her hair.

((birinin)) el sallamaları merhaba veya hoşça kal demek için el hareketleri He greeted us with a few waves of his hand.

Synonyms: ripples (dalgacıklar), breakers (kırılan dalgalar), curls (bukleler), gestures (jestler)

Eski İngilizce'de 'sallanmak, sallamak' anlamına gelen 'wafian' kelimesinden gelir. Suyun veya bir elin hareketini çağrıştırır.

Denizdeki, saçtaki, elle yapılan veya ses dalgaları gibi çeşitli 'dalga' imgelerini hatırlayın. Bunları gruplamak yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.