adjective

weak

zayıf, güçsüz, hafif, inandırıcı olmayan

He felt too weak to get out of bed.

Yataktan kalkamayacak kadar zayıf hissediyordu.

The coffee is too weak.

Kahve çok hafif.

She has a weak argument.

Zayıf bir argümanı var.

zayıf olmak bir durumu tanımlar He felt too weak to get out of bed.

zayıf bir ((isim)) bir ismi niteler She has a weak argument.

Synonyms: feeble, fragile, frail; Antonyms: strong, powerful, potent

Eski İngilizce'de 'esnek, uysal' anlamına gelen 'wāc' kelimesinden türemiştir.

Sesteş kelime uyarısı! 'week' (hafta) ile karıştırmayın. Unutmayın: 'wEAk' kelimesinde 'fEEble' (zayıf) kelimesindeki gibi 'E' harfi vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.