verb

weaken

zayıflatmak, zayıflamak, güçsüzleştirmek

The illness weakened his body.

Hastalık vücudunu zayıflattı.

The team began to weaken in the second half.

Takım ikinci yarıda zayıflamaya başladı.

((bir şeyi)) zayıflatmak The illness weakened his body.

zayıflamak The team began to weaken in the second half.

Eş anlamlılar: diminish, reduce; Zıt anlamlılar: strengthen, fortify

'weak' (zayıf) sıfatına, 'yapmak, olmak' anlamına gelen fiil yapım eki '-en' eklenmesiyle oluşmuştur.

'-en' eki genellikle bir sıfatı fiile dönüştürür (ör. shorten, brighten). Bir şeyi 'zayıf' yapmak gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.