noun

wealth

zenginlik, servet, varlık

His great wealth allows him to travel.

Büyük serveti seyahat etmesine olanak tanıyor.

The country has a wealth of natural resources.

Ülke, doğal kaynak zenginliğine sahiptir.

((a wealth of sth.)) bir ... zenginliği Ülke, doğal kaynak zenginliğine sahiptir.

Eş anlamlılar: riches, fortune, prosperity; Zıt anlamlılar: poverty, scarcity

Eski İngilizce 'wela' (esenlik, zenginlik) kelimesinden gelir, 'iyi durumda' anlamına gelen 'wel' ile ilgilidir.

'Well-being' (esenlik) içinde olacak kadar çok şeye sahip olduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.