adjective

weary

yorgun, bitkin, bıkkın

I feel weary after a long day's work.

Uzun bir iş gününün ardından yorgun hissediyorum.

She grew weary of his constant complaints.

Onun sürekli şikayetlerinden bıkmıştı.

weary ((olmak)) yorgun olmak I feel weary.

weary ((of sth./-ing)) bir şeyden bıkmak She grew weary of his complaints.

Synonyms: tired, exhausted, fatigued; Antonyms: energetic, refreshed, vigorous

Eski İngilizce'de 'yorgun' anlamına gelen 'werig' kelimesinden gelir.

'wear' (giymek) kelimesine benziyor. O kadar yorgun olduğunuzu hayal edin ki kıyafetlerinizi bile 'giymeye' (wear) haliniz yok.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.