verb

weld

kaynak yapmak, birleştirmek

He learned to weld metal parts together.

Metal parçaları birbirine kaynaklamayı öğrendi.

The two groups were welded into a single team.

İki grup tek bir takım olarak birleştirildi.

((bir şeyi)) kaynak yapmak You need special equipment to weld steel.

((bir şeyi)) ((birlikte)) kaynakla birleştirmek He welded the two pipes together.

Synonyms: join, fuse, solder

Orta İngilizce'de 'kaynamak' veya 'erimek' anlamına gelen ve metalleri ısıyla birleştirme işlemine atıfta bulunan 'wellen' kelimesinden gelir.

'Weld' kelimesindeki 'w' harfinin, ortada birleştirilen iki metal parçası gibi göründüğünü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.