noun

whispering

fısıldama, fısıltı

I heard whispering in the next room.

Yan odadan fısıltılar duydum.

There was a lot of whispering about the new policy.

Yeni politika hakkında çok fazla fısıldaşma vardı.

((of sth.)) sessizce konuşma eylemi Yaprakların fısıltısı sakinleştiriciydi.

Eş anlamlılar: murmuring (mırıldanma), muttering (homurdanma)

'whisper' fiilinden ve isim (gerund) oluşturan '-ing' ekinden türemiştir. Yansıma kökenlidir.

'whispering' kelimesindeki 'ş' sesi, sessizlik istemek için çıkardığınız 'şşşt' sesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.