verb

widen

genişletmek, genişlemek

They are widening the road.

Yolu genişletiyorlar.

The river widens at this point.

Nehir bu noktada genişliyor.

Her eyes widened in surprise.

Gözleri şaşkınlıkla büyüdü.

((bir şeyi)) genişletmek They are widening the road.

genişlemek The river widens at this point.

Eş anlamlılar: broaden, expand; Zıt anlamlılar: narrow, shrink

'wide' (geniş) sıfatına 'yapmak' veya 'olmak' anlamına gelen '-en' fiil yapım ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir şeyi 'geniş' yaptığınızı düşünün. '-en' eki genellikle sıfatları fiile dönüştürür (ör: short -> shorten).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.