adjective

wilful

kasıtlı, kasti, inatçı

It was an act of wilful damage.

Bu, kasıtlı bir zarar verme eylemiydi.

He showed a wilful disregard for safety.

Güvenliği kasten hiçe saydığını gösterdi.

a wilful ((noun)) kasıtlı bir (isim) It was a wilful act of disobedience.

Eş anlamlılar: kasıtlı, kasti, inatçı; Zıt anlamlılar: kazara, kasıtsız

'will' (irade, niyet) + '-ful' (dolu). Kelimenin tam anlamıyla 'kendi iradesiyle dolu'.

'Wilful' olan biri, kendi 'iradesiyle' 'dolu'dur ve başkalarını görmezden gelir. İngiliz İngilizcesi yazımı olan 'wilful'a dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.