verb

win

kazanmak, yenmek

I hope our team will win the game.

Umarım takımımız maçı kazanır.

She won a prize in the lottery.

Piyangodan bir ödül kazandı.

He won her heart with his kindness.

Nezaketiyle onun kalbini kazandı.

((bir şeyi)) kazanmak (bir oyunu, ödülü vb.) Piyangodan bir ödül kazandı.

((birinin bir şeyini)) kazanmak (birinin kalbini, onayını vb.) Nezaketiyle onun kalbini kazandı.

Synonyms: triumph (zafer kazanmak), succeed (başarmak); Antonyms: lose (kaybetmek), fail (başarısız olmak).

Eski İngilizce'de 'mücadele etmek, savaşmak' anlamına gelen *winnan* kelimesinden türemiştir. Anlamı 'galip gelmek' olarak değişmiştir.

Kazandığınızda 'win!' diye bağırırsınız. Kısa ve akılda kalıcı bir kelime.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.