noun

windfall

beklenmedik miras, talih kuşu, rüzgarda düşen meyve

He received a large windfall from his shares.

Hisselerinden büyük bir beklenmedik miras aldı.

The sale of the house was a real windfall.

Evin satışı gerçek bir talih kuşuydu.

((bir talih kuşu)) beklenmedik bir miktarda para. Hisselerinden büyük bir beklenmedik miras aldı.

Eş anlamlılar: talih kuşu, ikramiye, piyango; Zıt anlamlılar: kayıp, şanssızlık

'wind' (rüzgar) + 'fall' (düşmek) kelimelerinden gelir. Aslında rüzgarla ağaçtan düşen meyve anlamına geliyordu.

Paranın 'rüzgarla' (wind) gökyüzünden 'düştüğünü' (fall) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.