preposition

with

ile, -li, -lı

I'm going to the cinema with my friends.

Arkadaşlarımla sinemaya gidiyorum.

She wrote the letter with a blue pen.

Mektubu mavi bir kalemle yazdı.

He's the man with the red hat.

Kırmızı şapkalı adam o.

I agree with your opinion.

Fikrinize katılıyorum.

((biriyle/bir şeyle)) (biri/bir şey) eşliğinde Ailesiyle birlikte yaşıyor.

((bir şeyle)) (bir şey) kullanarak Kağıdı makasla kes.

((bir şeye sahip)) (bir şeye) sahip olan veya taşıyan Kahverengi saçlı bir kız içeri girdi.

Eş anlamlılar: alongside, together with; Zıt anlamlılar: without

Eski İngilizce'de 'karşı' anlamına gelen 'wið' kelimesinden türemiş, daha sonra anlamı 'ile birlikte' olarak değişmiştir.

Türkçedeki '-ile' eki gibi düşünebilirsiniz. 'Benimle' -> 'with me'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.