verb

withstand

dayanmak, karşı koymak

The bridge can withstand strong winds.

Köprü şiddetli rüzgarlara dayanabilir.

She could not withstand the pressure.

Baskıya dayanamadı.

((bir şey)) (bir şey) tarafından hasar görmeyecek veya incinmeyecek kadar güçlü olmak The materials can withstand high temperatures.

Eş anlamlılar: resist, endure, tolerate; Zıt anlamlılar: yield, surrender

Eski İngilizce 'wiðstandan' kelimesinden, 'wið' (karşı) + 'standan' (durmak). Kelimenin tam anlamı 'karşı durmak'.

Şiddetli bir rüzgara karşı dimdik durduğunuzu hayal edin. Ona 'karşı durursunuz' veya 'dayanırsınız' (withstand).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.